
İş davalarında, özellikle fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) ücreti gibi alacakların ispatında tanık beyanları hayati önem taşır. Ancak uygulamada, bu tanıkların davalı işveren ile “husumetli” (aralarında dava veya benzeri bir anlaşmazlık) olması durumu sıkça tartışma konusu olmaktadır. İlk derece mahkemeleri bazen bu husumeti gerekçe göstererek tanık beyanlarına hiç itibar etmemekte ve davanın reddine karar verebilmektedir. Oysa Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf), bu konuya çok daha titiz ve adil bir perspektifle yaklaşmaktadır.
Bu makalemizde, işçi alacaklarına ilişkin somut bir dava dosyasında yaşanan istinaf sürecini, özellikle husumetli tanık beyanlarının değerlendirilmesine ilişkin emsal bir karar ışığında ele alacağız. 11 yıllık hukuki tecrübemizle, iş hukukunun bu karmaşık ve önemli ispat kuralını sadeleştirerek, hak arayan vatandaşlarımıza yol göstermeyi amaçlıyoruz.
Zorla İmzalatılan Yıllık İzin Belgelerinin Hukuki Boyutu ve Yargıtay Uygulaması yazımızı okumak için
Husumet, Tanığın İfadesinin Alındığı An Esas Alınarak Belirlenir
İstinaf incelemesine konu olan somut olayda, işçi (davacı X kişisi), fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarının tahsili için işveren (davalı şirket) aleyhine dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının gösterdiği tanıkların da aynı işverene karşı başka mahkemelerde açılmış benzer nitelikteki davalarının bulunduğunu, bu nedenle tanıklarla işveren arasında “husumet” olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, salt bu husumet gerekçesiyle tanık beyanlarını ispat gücü olmayan beyanlar olarak değerlendirmiş ve işçinin bu alacak taleplerini reddetmiştir.
Ancak işçi vekili, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde, yalnızca tanıkların işverenle husumetli olmasının beyanlarını baştan geçersiz kılmayacağı belirtilmiştir. Daha da önemlisi, davacı tanıklarından birinin işverene karşı açtığı dava tarihinin, bu davadaki ifadesinin alındığı tarihten sonraya denk geldiği vurgulanmıştır. Bu durum, istinaf incelemesinin merkezine yerleşmiştir.
İstinaf dairesi (Diyarbakır BAM 8. Hukuk Dairesi, Esas-Karar No: 2023/940 – 2026/995), ilk derece mahkemesinin bu toptancı yaklaşımını hukuka aykırı bulmuştur. Kararın gerekçesinde, taraflar arasında husumetin bulunup bulunmadığının, tanığın beyanının alındığı celse tarihi itibarıyla belirlenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Somut olayda, tanığın ifadesinin alındığı tarihte henüz işverene karşı kendi davasını açmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, beyanının alındığı o an itibarıyla tanığın husumetli olduğundan bahsedilemeyecektir. Mahkemenin, bu tanık beyanına itibar etmemesi hatalı bulunmuştur.
Bu emsal karar, husumet tespitinde “ifade anı” kriterini netleştirmiştir. Tanığın, dava açıldıktan sonraki bir tarihte husumet sahibi olması, o tarih öncesinde (ifade anında) verdiği beyanın değerini ortadan kaldırmaz.
Husumetli Tanık Beyanı Ne Zaman ve Nasıl Değerlendirilmelidir?
Peki, tanığın ifade anında gerçekten husumetli olduğu durumlarda ne olacaktır? İstinaf kararı bu konuyu da netleştirmiştir:
- İhtiyatlı Yaklaşım: Fazla çalışma, hafta tatili ve UBGT alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde olan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bu beyanlara ihtiyatla yaklaşılmalıdır.
- İstisna: Ancak husumetli tanık beyanları, başka delillerle destekleniyorsa veya olayların doğal akışıyla uyumluysa geçerli olabilir.
- Destekleyici Unsurlar: İşyerinin özellikleri, işyerine giriş çıkış saatlerini gösteren resmi belgeler (varsa kartlı sistem, imza föyleri), iş müfettişi raporları, işyeri iç yazışmaları veya davalı tanıklarının (husumeti olmayan) anlatımları gibi delillerle husumetli tanığın beyanı destekleniyorsa, bu beyana itibar edilebilir.
Özetle, husumetli tanık beyanı tek başına hükme esas alınamaz ancak “tamamlayıcı” ve “destekleyici” bir delil niteliği taşıyabilir. Mahkeme, tüm delilleri birlikte değerlendirmelidir.
Husumetli Olduğu İddia Edilen Tanığın Değerlendirildiği Gerçek Bir Dava
Dava Türü: İşçi Alacakları (Fazla Çalışma, Hafta Tatili, UBGT)
Taraflar: Davacı X (Özel Güvenlik Görevlisi) – Davalı X Şirketi ve Sağlık Bakanlığı
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Tanıkların işverene karşı başka davaları olduğu için husumetli sayıldıkları ve beyanlarına itibar edilmeyerek taleplerin reddi.
İstinaf İncelemesi ve Tecrübe Aktarımı (11 Yıl):
Ben Avukat Abdulkadir Akıllar olarak, 11 yıllık mesleki tecrübemde bu tür dosyalarla sıkça karşılaştım. İlk derece mahkemelerinin yoğunluğundan kaynaklı olarak bazen toptancı kararlar verilebilmektedir. Bu dosyada da müvekkilin en güçlü delili olan tanık beyanları, tanıkların da haklarını arıyor olması gerekçesiyle görmezden gelinmişti. İstinaf başvurumuzda, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi’ne (resim dosyalarında detayı görülen Diyarbakır BAM 8. Hukuk Dairesi kararı), husumet tespitinin tanığın beyan anı ile sınırlı olması gerektiğini vurguladık.
İstinaf Sonucu:
- Bölge Adliye Mahkemesi, tanıklardan birinin (dosyada … olarak geçen) ifadesinin alındığı tarihte işverene karşı kendi davasının henüz açılmadığını tespit etti. Kararın 3. sayfasında, tanık beyanının 04.02.2021 tarihinde alındığı, ancak tanığın Bismil 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’ndeki kendi davasını 05.05.2021 tarihinde açtığı net bir şekilde belirtilmiştir. Dolayısıyla, “beyanın alındığı tarih itibarıyla husumetinin bulunmadığı” kabul edilmiştir.
- İlk derece mahkemesinin bu tanık beyanını dikkate almaması hatalı bulunmuştur.
- Karar kaldırılarak dosya, bu tanık beyanı esas alınarak, müvekkilin (Davacı X’in) iddia ettiği hastanenin yer değiştirme tarihinden önce ve sonraki çalışma koşullarının, fazla çalışma saatlerinin, hafta tatili ve UBGT çalışmalarının detaylıca sorgulanması, gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak yeniden hesaplanması için ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.
Bu sonuç, hak arama mücadelesinde ne kadar titiz ve uzman bir hukuki takibe ihtiyaç duyulduğunun somut bir kanıtıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Husumetli tanık ne demektir?
Husumetli tanık, ifadesine başvurulan davadaki taraflardan biriyle (genellikle işveren) aralarında dava, icra takibi veya benzeri ciddi bir hukuki anlaşmazlık bulunan kişidir. İş hukukunda genellikle işverene karşı başka bir dava açmış olan eski çalışanlar bu kapsama girer.
Husumetli tanık beyanı tamamen geçersiz midir?
Hayır, tamamen geçersiz değildir. Sadece salt bu beyana dayanarak hüküm kurulamaz. Husumetli tanık beyanının başka delillerle desteklenmesi veya olayların doğal akışıyla uyumlu olması durumunda mahkemece dikkate alınabilir. İstinaf kararı bu değerlendirmenin nasıl yapılması gerektiğini açıkça göstermektedir.
Husumet tespiti hangi tarihe göre yapılır?
Husumet tespiti, tanığın duruşmada ifadesinin alındığı (celse tarihi) an itibarıyla yapılır. Tanığın ifade anında henüz işverene karşı bir dava açmamış olması durumunda, daha sonra açacağı bir dava ifade anındaki husumetini kanıtlamaz.
Fazla çalışma alacağımı sadece husumetli tanıklarla ispatlayabilir miyim?
Hayır, salt husumetli tanık beyanları ispat için yeterli görülmemektedir. Bu beyanların, işyerine giriş-çıkış kayıtları, imza föyleri, iş müfettişi raporları gibi diğer yazılı veya resmi delillerle desteklenmesi gerekmektedir. Uzman bir avukatla çalışmak, bu delillerin doğru şekilde sunulmasını sağlayabilir.
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku davaları, ispat yükü ve delillerin değerlendirilmesi açısından son derece teknik konuları içerir. Hak kaybına uğramamak ve davanızı doğru şekilde yürütebilmek için mutlaka uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Güncel Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararları (Diyarbakır BAM 8. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/940 – 2026/995)
Gaziantep Barosu Sicil No: 1969
İletişim: 0 532 167 09 13
Bir yanıt yazın