İzale-i Şüyu Davasında Mahkeme Masrafları ve Avukatlık Ücretlerinin Paylaşımı
Ortaklığın giderilmesi davası (hukuktaki adıyla izale-i şüyu davası), paylı veya elbirliği mülkiyetine konu olan bir taşınmaz ya da taşınır mal üzerindeki ortaklığın sonlandırılması amacıyla açılır. Bu davalarda vatandaşların en çok merak ettiği ve endişe duyduğu konuların başında yargılama giderlerinin nasıl karşılanacağı gelmektedir. Gaziantep Barosu bünyesinde edindiğim 10 yıllık tecrübe göstermektedir ki, davanın başlangıcında yapılan harcamalar ile dava sonunda paylaşılan masraflar arasında önemli bir fark bulunmaktadır. Bu makalede, miras kalan veya ortak alınan malların tasfiyesinde masraf dengesinin nasıl kurulduğunu tüm detaylarıyla açıklayacağım.
Davanın Başlangıcında Masrafları Kim Karşılar?
Hukuk muhakemeleri kanunumuz uyarınca, ortaklığın giderilmesi davasını açan paydaş, dava açılış esnasında gerekli olan tüm harç ve gider avansını peşin olarak ödemekle yükümlüdür. Başlangıçta ödenen bu paralar; mahkeme başvuru harcı, tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri ve keşif harcı gibi kalemleri kapsar. Eğer davayı birden fazla ortak birlikte açıyorsa, bu başlangıç masraflarını kendi aralarında anlaşarak ortaklaşa karşılayabilirler. Davayı açan kişi başlangıçta bu ödemeleri tek başına yapmak zorunda olsa da, davanın sonunda bu durum tamamen değişmektedir.

Dava Sonunda Mahkeme Masrafları Nasıl Paylaştırılır?
Ortaklığın giderilmesi davaları, niteliği itibariyle “iki taraflı” davalardır. Yani bu davanın kazananı veya kaybedeni olmaz; davanın sonucunda tüm taraflar için ortak bir fayda doğar ve mülkiyet sorunu çözülür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, dava sonunda tüm mahkeme masrafları ve harçlar, hissedarların maldaki payları oranında paylaştırılır.
- Dava başında davacının cebinden çıkan tüm gider avansı hesaplanır.
- Taşınmazın satışından elde edilen bedelden veya ortakların pay oranlarından bu masraflar mahsup edilir.
- Her ortak, kendi hisse oranına göre (örneğin %25 hissesi olan kişi masrafların dörtte birinden) sorumlu tutulur.
- Mahkeme tarafından tayin edilen maktu (sabit miktarlı) vekalet ücreti de yine tüm ortaklara payları oranında yükletilir.
Avukatlık Ücretini Kim Öder?
Bu süreçte en çok karıştırılan hususlardan biri de şahsi avukatlık ücretleridir. Ortaklığın giderilmesi davasında her paydaşın haklarını savunması için kendisini bir vekille (avukatla) temsil ettirme hakkı vardır.
“Ortaklığın giderilmesi davalarında, tarafların kendilerini vekille temsil ettirmeleri halinde, mahkemece hükmedilen maktu vekalet ücreti tüm paydaşlara payları oranında yükletilir. Ancak bir paydaşın kendi özel avukatına ödeyeceği danışmanlık veya vekalet ücreti tamamen kendisini bağlar, diğer ortaklardan talep edilemez.”
Dolayısıyla, davanın takibi için anlaştığınız avukatın ücretini şahsen ödemeniz gerekir. Mahkemenin karar bağlayacağı vekalet ücreti ise resmi tarifedeki maktu ücrettir ve paylar oranında dağıtılır.
Murisin Malları Tek Mirasçıya Devretmesi yazımızı okumak için
Gaziantep’te miras kalan bir apartman dairesi üzerinde 4 kardeş elbirliği mülkiyetiyle hak sahibiydi. Kardeşlerden biri dairenin satılmasını isterken, diğer 3 kardeş satışı engellemek veya süreci uzatmak istiyordu. Davayı açmak isteyen müvekkilimiz, başlangıçta keşif, bilirkişi ve tebligat masrafları için yaklaşık 15.000 TL gider avansını mahkeme veznesine yatırdı. Diğer kardeşler davanın kendilerine yük getireceğini düşünerek davaya şiddetle itiraz ettiler.
Yaklaşık 1 yıl süren yargılama ve keşif işlemlerinin ardından mahkeme, dairenin satış yoluyla ortaklığının giderilmesine karar verdi. Daire icra satış dairesi kanalıyla satıldı. Satış bedelinden, müvekkilimizin dava başında ödediği 15.000 TL masraf öncelikle müvekkilimize iade edildi. Kalan net satış parası 4 kardeşe eşit (%25’er) paylaştırılmadan önce, toplam mahkeme masrafları ve maktu vekalet ücreti toplam satış bedelinden düşüldü. Böylece davaya itiraz eden kardeşler de dahil olmak üzere herkes masraflara payı oranında eşit olarak katlanmış oldu. Müvekkilimiz süreci profesyonelce yürüterek hak kaybına uğramadan payını nakit olarak aldı.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Davaya itiraz eden veya duruşmaya gelmeyen ortak masraf öder mi?
Evet, öder. Ortaklığın giderilmesi davasında davaya karşı çıkmak, duruşmalara katılmamak veya imza vermemek sizi masraflardan muaf tutmaz. Mahkeme malın satışına karar verdiğinde, masraflar payınız oranında satış bedelinden otomatik olarak kesilir.
2. Satış masrafları ve icra giderleri de bu paylaşıma dahil midir?
Davanın sonuçlanmasının ardından malın icra dairesi veya satış memurluğu kanalıyla satılması sürecinde doğan ilan, tellaliye ve icra harçları gibi satış masrafları da yine ihale bedelinden (toplam paradan) karşılanır. Dolayısıyla tüm ortaklar bu masrafa da hisseleri oranında katılmış olurlar.
3. Davayı ilk açan kişi parasını geri alabilir mi?
Evet, davayı açarken mahkeme veznesine yatırdığınız harçlar ve gider avansı, dava sonunda mahkeme tarafından koruma altına alınır. Karar kesinleştiğinde veya satış gerçekleştiğinde, yaptığınız masrafların diğer ortakların payına düşen kısmı satış bedelinden mahsup edilerek size iade edilir.
4. Ortaklığın giderilmesi davasında gizli bir masraf var mıdır?
Gizli bir masraf yoktur ancak taşınmazın satışından doğacak olan vergi yükümlülükleri (veraset ve intikal vergisi borçları veya taşınmazın satış harçları) tarafların paylarına yansıtılır. Bu nedenle dava açılmadan önce taşınmaz üzerindeki vergi borçlarının kontrol edilmesi önem arz eder.
İletişim Bilgileri:
Avukat Aziz Cihan Kaçıran
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (Madde 698-703)
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Güncel Emsal Kararları

Bir yanıt yazın