Miras Paylaşımında Zorunlu Arabuluculuk ve Ortaklığın Giderilmesi Süreci
Miras bırakanın (muris) vefat etmesinin ardından geriye kalan taşınır ve taşınmaz malların mirasçılar arasında nasıl paylaşılacağı sıklıkla hukuki uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mirasçılar, tereke (miras kalan malvarlığı) üzerinde rızaen anlaşarak rızai taksim yapabilirler. Ancak tüm mirasçıların ortak bir payda altında buluşamadığı veya iletişimin kopma noktasına geldiği durumlarda mahkeme süreci gündeme gelir.
Türkiye’de hukuki süreçlerin hızlandırılması ve mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yapılan yasal düzenlemeler sonucunda miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda önemli bir dönüm noktasına ulaşılmıştır. 7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu‘nda yapılan değişiklik uyarınca, 1 Eylül 2023 tarihi itibarıyla taşınmaz devrine ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru dava şartı (zorunlu) haline gelmiştir.
Bu doğrultuda mirasçılar arasında miras paylaşımı konusunda bir uzlaşı sağlanamazsa, doğrudan mahkemeye başvurarak dava açılması mümkün değildir. Dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmesi ve anlaşamamaya ilişkin son tutanağın düzenlenmesi yasal bir zorunluluktur.

Zorunlu Arabuluculuk Nedir ve Hangi Durumlarda Dava Şartıdır?
Dava şartı arabuluculuk, kanun koyucunun belirli uyuşmazlık türlerinde dava açılabilmesini arabulucuya başvurulmuş olması şartına bağladığı hukuki kurumdur. Miras hukukunda özellikle terekede yer alan ev, arsa, tarlanın paylaşımı veya satışı hususunda çıkan anlaşmazlıklarda ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce bu yola başvurulması şarttır.
Elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) altındaki terekede mirasçıların tek başlarına bir mal üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmaz. Tüm mirasçıların oy birliği ile karar alması gereken durumlar tıkandığında, arabulucu tarafsız bir üçüncü kişi olarak devreye girerek tarafları ortak bir çözüm noktasında buluşturmayı hedefler.
Avukatlık mesleğinde 10 yıllık tecrübe süresince gözlemlediğimiz üzere, arabuluculuk kurumu doğru yönetildiğinde tarafların yıllarca sürecek yıpratıcı dava süreçlerine girmeden dostane bir şekilde helalleşerek ayrılmalarını sağlamaktadır.
Miras Paylaşımında Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Miras uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk süreci belirli aşamalar ve yasal süreler dahilinde yürütülür:
- Başvuru Yapılması: Mirasçılardan herhangi biri, taşınmazın bulunduğu yerdeki veya karşı tarafın ikametgahındaki Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunur.
- Arabulucunun Görevlendirilmesi: Adliye arabuluculuk bürosu tarafından sistem üzerinden tarafsız ve uzman bir arabulucu ataması yapılır.
- Tarafların Davet Edilmesi: Görevlendirilen arabulucu, iletişim bilgileri üzerinden tüm mirasçılara veya vekillerine ulaşarak ilk toplantı gününü ve saatini bildirir.
- Müzakere ve Görüşmeler: Taraflar fiziksel olarak veya telekonferans yöntemiyle bir araya gelerek taleplerini dile getirir. Gayrimenkullerin paylaşımı, hisse devri veya nakden tazmin hususları değerlendirilir.
- Sürecin Tamamlanması: Arabuluculuk süreci başvuru tarihinden itibaren en geç 3 hafta içinde sonuçlandırılır. Zorunlu hallerde bu süre arabulucu tarafından en fazla 1 hafta uzatılabilir.
Süreç sonunda taraflar anlaşmaya varırsa hazırlanan Arabuluculuk Anlaşma Tutanağı taraflarca ve avukatlarınca imzalanır. Sulh hukuk mahkemesinden alınan icra edilebilirlik şerhi ile bu belge bir mahkeme kararı (ilam) ile aynı hukuki güce sahip olur.
Arabuluculukta Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?
Arabuluculuk görüşmeleri neticesinde mirasçılardan birinin dahi anlaşmaya yanaşmaması veya toplantıya katılmaması durumunda arabulucu tarafından Anlaşamama Son Tutanağı düzenlenir. Bu tutanağın düzenlenmesiyle birlikte zorunlu dava şartı yerine getirilmiş sayılır.
Bundan sonraki aşamada taraflar, ilgili tutanağı dava dilekçesine ekleyerek Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası(izale-i şüyu) açma hakkına sahip olurlar. Mahkeme, terekedeki malın öncelikle aynen taksim edilerek bölünüp bölünemeyeceğini inceler; bu mümkün değilse icra kanalıyla açık artırma usulüyle satılarak elde edilen bedelin mirasçılara payları oranında dağıtılmasına karar verir.
Gaziantep’te yaşanan ve büromuza yansıyan somut bir uyuşmazlıkta; muristen kalan 3 katlı müstakil bina ve tarlanın paylaşımı konusunda 4 mirasçı kardeş arasında şiddetli fikir ayrılıkları mevcuttu. Kardeşlerden ikisi tarlanın acilen nakde çevrilmesi için icra yoluyla satılmasını isterken, diğer iki kardeş ata yadigarı tarlanın ailede kalmasını talep etmekteydi.
Süreç dava aşamasına taşınmadan önce 10 yıllık mesleki deneyimimiz doğrultusunda dava şartı arabuluculuk süreci başlatılmıştır. Yapılan müzakerelerde gayrimenkullerin güncel piyasa rayiç değerleri tarafsız gayrimenkul uzmanları marifetiyle tespit edilmiştir.
Müzakere masasında tarlayı muhafaza etmek isteyen kardeşler, diğer iki kardeşin hisse bedellerini nakit olarak ödemeyi kabul etmiş; 3 katlı bina ise kiraya verilerek elde edilen kira gelirinin eşit paylaşılması hususunda anlaşmaya varılmıştır. Yıllarca sürecek ve icra kanalıyla malın değerinin altında satılmasına yol açabilecek bir dava süreci, 21 gün içerisinde tüm tarafların memnuniyetiyle çözüme kavuşturulmuştur.
Mirasçılık Belgesinin İptali Davası Nedir ve Nasıl Açılır? yazımızı okumak için
Miras Arabuluculuğunda Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Detaylar
Önemli Hukuki Uyarı: 7445 sayılı Kanun kapsamında 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulması zorunlu dava şartıdır. Arabuluculuk sürecine katılmadan veya anlaşamama tutanağı alınmadan doğrudan açılan ortaklığın giderilmesi davaları, mahkemece “dava şartı yokluğu” nedeniyle usulden reddedilecektir.
Miras uyuşmazlıklarında telafisi güç hak kayıplarının önüne geçmek adına aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
- Mazeretsiz Toplantıya Katılmama Yaptırımı: Taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk arabuluculuk toplantısına katılmazsa, ileride açılacak davada haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamını ödemekle yükümlü tutulur ve lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
- Gizlilik İlkesi: Arabuluculuk görüşmelerinde dile getirilen beyanlar, sunulan teklifler veya kabul edilen hususlar ileride açılacak bir davada delil olarak kullanılamaz.
- Uzman Desteği: Arabuluculuk masasında imzalanan tutanaklar bağlayıcı nitelikte olduğundan, hak kaybına uğramamak adına sürecin bir miras avukatı vasıtasıyla yürütülmesi kritik önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Mirasçılardan biri arabuluculuk toplantısına gelmezse süreç nasıl ilerler?
Arabulucu, toplantıya katılmayan taraf için durumu belirten bir tutanak tutar. Görüşmeler anlaşamama ile sonuçlanmış sayılır ve katılan taraf “Anlaşamama Son Tutanağı” ile dava açma hakkı kazanır. Mazeretsiz katılmayan taraf, dava sonucunda haklı çıksa dahi yargılama giderlerinden sorumlu tutulur.
2. Arabuluculukta anlaşma sağlandığında sonradan caymak mümkün müdür?
Hayır. Tarafların ve avukatlarının imzasıyla tamamlanan ve sulh hukuk mahkemesince icra edilebilirlik şerhi verilen arabuluculuk anlaşma tutanağı kesinleşmiş mahkeme kararı niteliğindedir. Taraflar tek taraflı olarak bu anlaşmadan dönemezler.
3. Zorunlu miras arabuluculuk ücretini kim öder?
Görüşmeler sonucunda taraflar anlaşmaya varırsa, aksi kararlaştırılmadıkça arabuluculuk ücreti mirasçılar tarafından eşit olarak ödenir. Anlaşma sağlanamaması durumunda ise ilk 2 saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; ileride dava açıldığında bu miktar haksız çıkan taraftan tahsil edilir.
4. Arabuluculukta anlaşamazsak gayrimenkuller hemen icradan satılır mı?
Hayır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması durumunda taşınmazlar otomatik olarak satılmaz. Satış veya aynen taksim işleminin gerçekleşebilmesi için mirasçılardan birinin Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açması ve yargılamanın tamamlanması gerekir.
İletişim ve Bilgilendirme
Avukat Aziz Cihan Kaçıran
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK m. 640, 698)
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
- 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Güncel Yargıtay Emsal Kararları

Bir yanıt yazın