Muris Muvazaası (Mirasçıdan Mal Kaçırma) Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası Rehberi
Miras bırakan kişinin (muris), sağlık veya yaşlılık döneminde bazı mirasçılarını diğerlerinden ayırarak taşınmaz varlıklarını devretmesi, uygulamada en sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklar arasında yer alır. Bazen bir evladın kayrılması, bazen ikinci eşin koruma altına alınması arzusuyla, tapuda gerçekte bağış (hibe) olan bir işlem satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi gösterilmektedir. Hukuk dilinde bu işleme muris muvazaası (mirasçıdan mal kaçırma) adı verilir. Avukatlık mesleğinde geride bıraktığım 10 yıllık tecrübem boyunca, muvazaa nedeniyle hak kaybına uğrayan ve büyük bir çaresizlik hisseden pek çok vatandaşımızın bu davalar yoluyla haklarına kavuştuğuna bizzat şahit oldum.
Muris muvazaasında temel amaç, diğer mirasçıların kanuni miras haklarını ortadan kaldırmaktır. Türk Borçlar Kanunu kapsamında tarafların görünürdeki satım sözleşmesi iradeleri samimi olmadığından ve gizli bağışlama sözleşmesi de tapuda resmi şekil şartına uyulmadan yapıldığından işlem tamamen geçersiz sayılır. Hak kaybına uğrayan tüm mirasçılar, saklı pay sahibi olup olmadıklarına bakılmaksızın bu hukuki yola başvurma hakkına sahiptir.

Miras hakkınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız izlemeniz gereken hukuki süreç şu adımlardan oluşmaktadır:
- Miras bırakanın ölümünden sonra veraset ilamı (mirasçılık belgesi) temin edilmelidir.
- Tapu kayıtları, taşınmazın geçmişteki devir hareketleri ve devir tarihlerindeki satış bedelleri incelenmelidir.
- Taşınmazı devralan mirasçının o tarihteki alım gücü ile miras bırakanın satım ihtiyacı değerlendirilmelidir.
- Asliye Hukuk Mahkemesinde muvazaa nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası açılmalı ve taşınmazın üçüncü kişilere devrini önlemek adına tapu kaydına derhal ihtiyati tedbir konulması talep edilmelidir.
Reddi Miras Nasıl Yapılır? Gaziantep’te 3 Aylık Süre ve Dava Süreci yazımızı okumak için
Muvazaa davalarında dava açma süresi yönünden bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Dava, miras bırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilir. Ancak davanın başarısı, somut delillerin doğru kurgulanması ve mahkemeye eksiksız sunulması ile doğrudan orantılıdır.
Hukuki İspat ve Yargıtay’ın Değerlendirme Kriterleri
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararlarına göre, bir devrin muvazaalı sayılması için miras bırakanın asıl iradesinin “mal kaçırma” (mirasçıdan mal saklama) olup olmadığı araştırılır. Mahkeme incelemesinde şu hususlara ağırlık verilir:
Yargıtay’ın yerleşik kararlarında belirtildiği üzere; ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimler, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı tarafın alım gücünün olup olmadığı ve satış bedeli ile devir tarihindeki gerçek değer arasındaki fahiş farklar muvazaanın en önemli delilleridir.
İspat kolaylığı açısından banka hesap hareketleri, tanık beyanları, tapu kayıtları ve bilirkişi incelemeleri dava dosyasının temelini oluşturur. Devir tarihinde miras bırakanın para ihtiyacının olmaması, alıcının ise düzenli bir gelirinin veya birikiminin bulunmaması durumunda muvazaa karinesi güçlenir.
Ahmet Bey, vefatından iki yıl önce üzerine kayıtlı iki katlı müstakil evi, gerçekte hiçbir para almadığı halde tapuda satış göstermek suretiyle küçük oğlu Burak’a devretmiştir. Ahmet Bey’in vefatının ardından kızı Ceyda, kardeşinin babasına herhangi bir ödeme yapmadığını ve amacın kendisinden mal kaçırmak olduğunu belirterek tarafımıza başvurmuştur.
Tarafımızca açılan tapu iptal ve tescil davası kapsamında; devir tarihinde Ahmet Bey’in yüksek emekli maaşı ve bankada birikmiş parası olduğu, satışa ihtiyacı bulunmadığı, Burak’ın ise asgari ücretle çalıştığı ve tapudaki bedeli ödeme gücünün imkânsız olduğu kanıtlanmıştır. Yapılan tanık dinlemeleri ve bilirkişi incelemesi neticesinde mahkeme, işlemin muvazaalı olduğuna karar vererek tapu kaydını iptal etmiş ve taşınmazı tüm mirasçılar adına payları oranında tescil etmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Saklı payı olmayan mirasçı da muris muvazaası davası açabilir mi?
Evet, muris muvazaası davasını saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, hakkı çiğnenen tüm mirasçılar (evlatlıklar, altsoy, kardeşler vs.) tek başlarına açabilirler.
Miras bırakan sağ iken bu dava açılabilir mi?
Hayır, miras bırakan hayatta olduğu sürece mirasçılar henüz hukuki anlamda mirasçı sıfatını kazanmadıklarından sağlığında muvazaa davası açılamaz. Dava hakkı ancak ölümle doğar.
Taşınmaz üçüncü bir kişiye satılmışsa ne olur?
Eğer taşınmazı devralan mirasçı, evi iyiniyetli üçüncü bir kişiye satmışsa tapu iptali zorlaşabilir. Ancak üçüncü kişinin kötü niyetli olduğu (mal kaçırma olayını bildiği veya bilmesi gerektiği) ispatlanırsa tapu iptal edilebilir. Aksi halde devreden mirasçıdan gayrimenkulün rayiç bedeli tazminat olarak talep edilir.
Muris muvazaası davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davaları nispî (oransal) değil, mutlak butlanla sakat işlemler olduğundan herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir.
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423 | İletişim: 0532 715 47 05
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 1. Hukuk Dairesi Emsal Kararları
Bir yanıt yazın