WhatsApp Yazışmaları ile İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davası
İnançlı işlem; bir kimsenin, hakkını korumak veya bir borcu teminat altına almak amacıyla taşınmazını güvendiği bir kişiye (inanılana) devretmesi ve şartlar gerçekleştiğinde mülkiyetin geri devredilmesi hususunda yapılan anlaşmadır. Uygulamada sıklıkla borç ilişkilerinde, icra takiplerinde ya da aile içi güven ilişkilerinde karşılaştığımız bu durum, taşınmazı devralan tarafın sözünü tutmamasıyla ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir. Hukuk sistemimizde 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işlemin kural olarak yazılı delille ispat edilmesi zorunludur. Ancak uygulamada taraflar arasındaki samimiyet ve güven sebebiyle resmi veya adi yazılı bir sözleşme akdedilmemekte, bu durum da ispat zorluğu yaratmaktadır.
Peki elinizde resmi bir sözleşme veya senet yoksa, hakkınızı tamamen kaybetmiş mi sayılırsınız? Güncel Yargıtay içtihatları ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri ışığında bu sorunun cevabı hayırdır. Eğer taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmuyorsa ancak inançlı işlemin varlığına işaret eden WhatsApp mesajları, e-postalar, banka dekontları veya mektuplar mevcutsa, bu belgeler delil başlangıcı (ispatı kolaylaştıran ilk belge) olarak kabul edilmektedir. Delil başlangıcının varlığı halinde ise dava, tanık dinletilmesi dahil her türlü delil ile ispatlanabilir hale gelmektedir.

Avukat Eşliğinde Vasiyetname Hazırlama yazımızı okumak için
İnançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davalarında hukuki sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için dikkat edilmesi gereken temel adımlar şunlardır:
- Delil Başlangıcının Tespiti: Taraflar arasındaki WhatsApp yazışmaları, SMS’ler veya banka transferi açıklama kısımları incelenerek inanç ilişkisini hissettiren ifadeler tespit edilir.
- Tanık Anlatımlarının Desteklenmesi: WhatsApp mesajlarındaki ifadeler delil başlangıcı sayılarak, olaya tanıklık eden kişilerin dinletilmesi talep edilir.
- Muvazaa ve İyiniyet Değerlendirmesi: Taşınmaz üçüncü kişilere devredildiyse, devralan üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı (durumu bilen veya bilmesi gereken akraba/yakınlık ilişkisi) araştırılır.
- Karşılıklı Edimlerin İfası: Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca, tapunun geri alınabilmesi için davacının kendi üzerine düşen borcu veya edimi ifa etmeye hazır olması veya mahkeme veznesine depo etmesi gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin güncel kararlarında da vurgulandığı üzere; taraflar arasında yazılı belge fotokopi niteliğinde olup kabul edilmese dahi, WhatsApp yazışmalarının bulunması durumunda bu kayıtlar HMK m. 202 uyarınca delil başlangıcı kabul edilmelidir. Böyle bir durumda mahkemenin tanık beyanlarını ve diğer yan delilleri değerlendirmeden davayı doğrudan reddetmesi hukuka aykırılık teşkil eder.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararı:
“Taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarının delil başlangıcı niteliğinde belge olduğu, yazışmalar ve dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile davacının borçları nedeniyle icrada satışa çıkarılan dava konusu taşınmazın davalı tarafından emaneten satın alınacağı, borç ödendiğinde ise davacıya geri verileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yazılı delil bulunmasa dahi WhatsApp yazışması niteliğindeki delil başlangıcı bulunması halinde davanın tanık dahil her türlü delil ile ispatı mümkündür.”
Ahmet Bey, ekonomik zorluklar yaşadığı bir dönemde borçları nedeniyle icra takibine uğramış ve evi icra yoluyla satışa çıkarılmıştır. Ahmet Bey, evini kaybetmemek için arkadaşı Mehmet ile anlaşarak, ihaleden evi Mehmet’in satın almasını, borçlar ödenip durum düzeldiğinde evin kendisine geri devredilmesini kararlaştırmıştır. Aralarındaki güvene dayanarak yazılı bir inanç sözleşmesi imzalamamışlardır.
Ahmet Bey tüm borcu ödeyip evini geri istediğinde, Mehmet evi geri devretmekten kaçınmış ve taşınmazı iyiniyetli olmadığını bildiği kendi kız kardeşine satmıştır. Ahmet Bey, hak kaybına uğramamak adına dava açmış, ancak elinde yazılı sözleşme olmadığı için yerel mahkemece davası reddedilmiştir.
10 yıllık mesleki tecrübemiz ışığında dosyayı incelediğimizde; Ahmet Bey ile Mehmet arasında geçen ve ev alım-satım detaylarını, borç ödeme şartlarını içeren WhatsApp yazışmalarını mahkemeye sunduk. Yargıtay nezdinde yapılan temyiz incelemesinde; WhatsApp mesajlarının HMK m. 202 anlamında delil başlangıcı olduğu, bu sebeple tanıkların dinlenerek davanın esastan incelenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Sonuç olarak, borç miktarının depolanmasıyla birlikte Ahmet Bey’in evinin tapu kaydı iptal edilerek yeniden adına tescil edilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
WhatsApp mesajları tapu iptal davasında tek başına yeterli delil midir?
WhatsApp mesajları tek başına kesin delil sayılmayabilir ancak hukuken “delil başlangıcı” niteliğindedir. Bu mesajlar sayesinde mahkeme tanık dinlemeyi ve banka kayıtları gibi diğer delilleri incelemeyi kabul eder; böylece dava kanıtlanabilir.
Tarafımızca tutulmayan veya fotokopi olan sözleşmeler geçerli midir?
Yazılı sözleşmenin fotokopi olması ve karşı tarafça imzanın reddedilmesi durumunda sözleşme tek başına hükme esas alınamaz. Ancak metin içindeki yazışmalar ve mesajlar delil başlangıcı sayılarak eksiklik giderilebilir.
Taşınmaz üçüncü bir kişiye devredilmişse tapuyu geri alabilir miyiz?
Eğer taşınmazı devralan 3. kişi, taraflar arasındaki inançlı işlemi bilen veya bilmesi gereken bir konumdaysa (örneğin akraba, yakın arkadaş), Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesindeki iyiniyet korumasından yararlanamaz ve tapu iptal edilebilir.
Davayı kazanmak için borcu ödemek zorunda mıyım?
Evet, Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca, inançlı işlemle devredilen taşınmazın geri istenebilmesi için davacının kendi borcunu veya edimini yerine getirmiş olması ya da mahkemece belirlenecek tutarı vezneye depo etmesi şarttır.
İletişim Bilgileri:
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423 | İletişim: 0532 715 47 05
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK m. 1023, 1024)
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 26, 27, 97)
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 202, 353)
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı (YİBK E. 1945/20, K. 1947/6, T. 05.02.1947)
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas ve Karar İlamları
Bir yanıt yazın