Vasiyetname - Global Gaziantep Avukat

Sözlü Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları Nelerdir?

Olağanüstü Durumlarda Sözlü Vasiyet Yapılması ve Yasal Süreçleri

Türk Medeni Kanunu uyarınca vasiyetname yolları kural olarak resmi veya el yazılı şekilde gerçekleştirilir. Ancak kanun koyucu, kişinin ölüm döşeğinde olduğu veya resmi vasiyetname yapma imkanının tamamen ortadan kalktığı istisnai anlar için sözlü vasiyet yolunu da tanımıştır. Sözlü vasiyetname, yalnızca hukukun kabul ettiği çok özel ve olağanüstü durumlarda geçerlilik kazanan istisnai bir miras hukuku tasarrufudur.

Vasiyetname - Global Gaziantep Avukat

Sözlü vasiyetnamenin kurulabilmesi için ilk olarak miras bırakanın resmi veya el yazılı vasiyetname yapamayacak derecede olağanüstü bir durum içinde bulunması gerekir. Kanun bu durumları sınırlı sayıda saymamış olsa da maddede örnekler vermiştir. Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş veya salgın hastalık gibi nedenler bu olağanüstü durumlara örnek teşkil eder. Bu tür bir durum mevcut değilse, sırf kolaylık olsun diye sözlü vasiyet yoluna başvurulamaz; başvurulsa dahi yapılan vasiyet geçersiz olur.

Sözlü vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için miras bırakanın son arzularını en az iki tanığa aynı anda beyan etmesi şarttır. Tanıklara yapılacak bu beyan, herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak derecede açık ve anlaşılır olmalıdır. Miras bırakan, tanıklara bu beyanına uygun bir belge düzenlemeleri veya mahkemeye başvurmaları görevini yükler. Kanunumuza göre, vasiyetnameye tanıklık edecek kişilerin okuryazar olması, fiil ehliyetinin bulunması ve ceza mahkemelerince kamu hizmetinden yasaklı olmaması gerekir. Ayrıca miras bırakanın üst soyu (anne, baba, büyükanne, büyükbaba), alt soyu (çocukları, torunları), kardeşleri ve bu kişilerin eşleri sözlü vasiyetnamede tanık olarak görev yapamazlar.



Sözlü vasiyetnamenin tamamlanması için tanıkların yasal olarak yerine getirmesi gereken çok sıkı usul yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülükler yerine getirilmediği takdirde vasiyetname kendiliğinden geçersiz kalacaktır. Tanıklar öncelikle miras bırakanın beyanlarını yer, gün ve saat belirterek hemen yazıya dökmeli, bu belgeyi imzalamalı ve birlikte vakit geçirmeksizin bir Sulh Hukuk Mahkemesine veya Asliye Hukuk Mahkemesine teslim etmelidir. Tanıklar hakime, miras bırakanın tasarrufa ehil olduğunu ve olağanüstü durumu bizzat anlatarak beyanda bulunurlar. Alternatif olarak tanıklar, yazıya dökmeden de doğrudan mahkemeye giderek sözlü beyanlarının tutanağa geçirilmesini talep edebilirler.

Miras hukukunda hak kayıplarının önüne geçilmesi adına kanun koyucu bu istisnai vasiyet türü için kesin bir süre sınırı koymuştur. Sözlü vasiyetname yapmış olan miras bırakan için olağanüstü durum ortadan kalkarsa ve kişi resmi veya el yazılı vasiyetname yapabilecek duruma gelirse, bu tarihten itibaren 1 ay içinde hayatta kaldığı takdirde sözlü vasiyetname hükümden düşer. Yani kişi iyileştikten sonra 1 ay boyunca yeni bir düzenleme yapmazsa, eski sözlü vasiyet otomatik olarak geçersiz hale gelir.

10 yıllık mesleki tecrübemiz sürecinde karşılaştığımız bir olayda; muris (miras bırakan kişi) geçirdiği ağır bir trafik kazası sonrası hastanede acil serviste müşahede altındayken, odada bulunan iki hastane personeline mal varlığının belirli bir kısmını yeğenine bırakmak istediğini sözlü olarak beyan etmiştir. Söz konusu personeller murisin vefatının ardından durumu hemen tutanağa bağlamış ve Sulh Hukuk Mahkemesine sunmuşlardır. Ancak murisin birinci derece akrabaları, tanıkların usulüne uygun şekilde hemen mahkemeye başvurmadığını ve aradan uzun süre geçtiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptali davası açmıştır. Yapılan yargılamada, tanıkların kanunda öngörülen “vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurma” şartını geciktirdikleri ve beyan anında murisin bilincinin yerinde olduğuna dair doktor raporlarının çelişkili olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, sözlü vasiyetnamenin sıkı şekil şartlarına uyulmadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptaline karar vermiştir. Bu vaka, olağanüstü durumların ve usul işlemlerinin ne kadar titizlikle takip edilmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Sözlü vasiyetnamede akrabalar tanık olabilir mi?

Hayır, Türk Medeni Kanunu uyarınca miras bırakanın eşi, üst soyu (anne, baba), alt soyu (çocuklar, torunlar), kardeşleri ve bu kişilerin eşleri sözlü vasiyetnamede kesinlikle tanık olamazlar. Bu kişilerin tanıklığı ile kurulan vasiyetnameler hukuken geçersiz sayılır.

2. Sözlü vasiyet yapıldıktan sonra miras bırakan iyileşirse vasiyet geçerli kalır mı?

Miras bırakan için sözlü vasiyet yapmayı gerekli kılan olağanüstü durum ortadan kalkarsa ve kişi resmi veya el yazılı vasiyetname yapabilecek konuma gelirse, bu durumun üzerinden 1 ay geçmesiyle sözlü vasiyetname kendiliğinden geçersiz olur.

3. Tanıklar mahkemeye gitmek için ne kadar süreye sahiptir?

Kanun net bir gün süresi vermemekle birlikte, tanıkların vakit geçirmeksizin yani durumun elverdiği en kısa sürede yazılı tutanağı Sulh veya Asliye Hukuk Mahkemesine teslim etmesi ya da doğrudan mahkemeye giderek sözlü beyanda bulunması şarttır. Haklı bir sebep olmaksızın yaşanan gecikmeler vasiyetnameyi geçersiz kılar.

4. Hastanede doktor veya hemşireye karşı sözlü vasiyet yapılabilir mi?

Evet, eğer kişi ani bir ölüm tehlikesi altındaysa ve resmi vasiyetname yapma imkanı bulunmuyorsa, hastanedeki doktor, hemşire veya diğer görevliler (kanuni yasaklılıkları bulunmadığı sürece) iki tanık şartını sağlamak kaydıyla sözlü vasiyeti kabul edebilirler.


Avukat Aziz Cihan Kaçıran
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423 | İletişim: 0532 715 47 05

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • Türk Medeni Kanunu (Madde 539, 540, 541)
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Güncel Miras Hukuku İçtihatları


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir