İzale-i Şüyu Davası ile Mirasta Paylaşım Süreci
Miras bırakanın vefatı ile birlikte, geride kalan malvarlığı üzerindeki mülkiyet hakkı tüm mirasçılara iştirak halinde (elbirliğiyle) geçer. Bu durum, mirasçıların söz konusu mallar üzerinde tek başlarına tasarrufta bulunmalarını veya satmalarını engeller. Mirasçılar arasında uzlaşma sağlanamaması halinde, devreye ortaklığın giderilmesi miras mallarının satışı süreci girmektedir. Hukuk sistemimizde bu süreç, halk arasında izale-i şüyu olarak da bilinen dava yoluyla çözüme kavuşturulmaktadır.
Gaziantep ve çevre illerdeki 10 yıllık mesleki tecrübemiz boyunca, miras paylaşımlarının sıklıkla aile içi uyuşmazlıklara dönüştüğüne şahit olmaktayız. Hukuki sürecin doğru yönetilmesi, mirasçıların hak kaybına uğramasını engellemek adına kritik bir öneme sahiptir. Bu dava türünde amaç, tarafları cezalandırmak değil, mülkiyet üzerindeki belirsizliği adil bir şekilde sonlandırmaktır.
Türk Medeni Kanunu gereğince, hukuki bir zorunluluk bulunmadıkça hiç kimse kendi rızası dışında bir malda ortak kalmaya zorlanamaz. Her paydaş, malın paylaşılmasını isteme hakkına sahiptir.

Ortaklığın Giderilmesi Davasının Şartları ve Süreci
Ortaklığın giderilmesi davası, miras kalan taşınır veya taşınmaz malların paylaşılamaması durumunda, mirasçılardan herhangi biri tarafından açılabilir. Dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi bünyesinde görülmektedir. Mahkeme, öncelikle malın aynen taksim (bölünerek paylaştırma) yoluyla bölünüp bölünemeyeceğini inceler. Eğer malın yapısı veya imar durumu bölünmeye uygun değilse, satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilir.
Eylül 2023 itibarıyla, ortaklığın giderilmesi davalarında mahkemeye başvurmadan önce zorunlu arabuluculuk şartı getirilmiştir. Bu nedenle süreç şu adımlarla ilerler:
- Uyuşmazlığın çözümü için adliyelerdeki Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılır.
- Arabulucu eşliğinde mirasçılar bir araya getirilerek 4 haftalık yasal süre içinde anlaşma zemini aranır.
- Anlaşma sağlanamaması durumunda, arabuluculuk son tutanağı düzenlenir ve mahkeme süreci başlatılır.
- Mahkeme, bilirkişiler aracılığıyla malın değer tespitini (muhammen bedel) yapar.
- Değer tespiti kesinleştikten sonra, malın açık artırma yoluyla satılması için satış memurluğuna dosya gönderilir.
Miras Dava Açılmaksızın Paylaşılabilir mi? yazımızı okumak için
Satış İşlemi ve Açık Artırma Usulü
Mahkemenin satış kararı vermesinin ardından, miras mallarının satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre açık artırma usulüyle gerçekleştirilir. Bu aşamada, malın kıymet takdiri yapılır ve tüm mirasçılara tebliğ edilir. Mirasçıların bu rapora karşı 7 günlük itiraz süresi bulunmaktadır. İtiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi halinde değer kesinleşir.
Açık artırma aşamasında, malın satışı genellikle belirlenen muhammen bedelin %50’si üzerinden başlatılır. İhaleye, kural olarak dışarıdan üçüncü kişiler katılabileceği gibi, mirasçıların kendileri de teklif verebilir. Ancak tüm mirasçılar kendi aralarında anlaşırlarsa, mahkemeden satışın sadece mirasçılar arasında yapılmasını da talep edebilirler. Satış bedeli tahsil edildikten sonra, dosya masrafları düşülür ve kalan tutar mirasçıların yasal payları oranında banka hesaplarına aktarılır.
Gaziantep Arabuluculuk Hizmetleri yazımızı okumak için
Kardeşler Arasındaki Taşınmaz Anlaşmazlığı
Miras hukuku alanındaki 10 yıllık tecrübemizi yansıtan somut bir örneği incelemek, süreci daha anlaşılır kılacaktır. Geçtiğimiz yıllarda ofisimize başvuran bir müvekkilimiz, vefat eden babalarından Gaziantep merkezde bir daire kaldığını belirtmiştir. Üç kardeşten ikisi evi satıp parayı bölüşmek isterken, evde oturmaya devam eden diğer kardeş satışı kesinlikle reddetmekteydi.
Müvekkilimiz adına süreci devraldığımızda, öncelikle zorunlu arabuluculuk sürecini işlettik. Karşı tarafın uzlaşmaz tutumu devam edince, Gaziantep Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde izale-i şüyu davasını açtık. Mahkeme, dairenin fiziki olarak üçe bölünmesinin imkansız olduğuna kanaat getirerek satışına karar verdi. Düzenlenen açık artırmada, taşınmaz piyasa değerine çok yakın bir bedelle satıldı. Satıştan elde edilen gelir, mahkeme masrafları düşüldükten sonra üç kardeş arasında yasal payları oranında adil bir şekilde paylaştırıldı. Bu vaka, rızaya dayalı çözümün olmadığı durumlarda hukukun sunduğu net ve güvenceli yolu göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ortaklığın giderilmesi davası ne kadar sürer?
Davanın süresi, mirasçı sayısına, tebligatların ulaşma hızına ve malın niteliğine göre değişiklik gösterir. Türkiye şartlarında, mahkeme ve ardındaki satış aşaması genellikle 1 ila 2 yıl arasında sonuçlanmaktadır. Yurtdışında yaşayan mirasçıların olması bu süreyi uzatabilir.
İzale-i şüyu davasında masrafları kim öder?
Bu davalarda kural olarak davanın başında masrafları davayı açan taraf yatırır. Ancak dava sonuçlanıp mal satıldığında, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri elde edilen satış bedelinden düşülür. Böylece nihai aşamada tüm masraflar, mirasçıların payları oranında onlara yansıtılmış olur.
Satışın sadece mirasçılar arasında yapılması mümkün müdür?
Evet, mümkündür. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için davaya dahil olan tüm ortakların (mirasçıların) oybirliği ile bu yönde talepte bulunması ve rıza göstermesi şarttır. Bir kişi dahi itiraz ederse satış herkese açık olarak (halka açık ihale ile) yapılır.
Ortaklığın giderilmesi davasında avukat tutmak zorunlu mu?
Hukukumuzda bu davayı açmak için avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak mirasçı tespitleri, tebligat süreçleri, değer tespitine itirazlar ve ihale aşaması oldukça teknik konulardır. Olası bir hak kaybını veya sürecin yıllarca uzamasını engellemek adına deneyimli bir hukukçudan destek almak son derece önemlidir.
Avukat Aziz Cihan Kaçıran
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05
Web: globalavukat.com.tr
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her hukuki durum kendine özgüdür ve yürürlükteki mevzuat ile Yargıtay içtihatları zamanla değişebilir. Hak kaybına uğramamak ve davanızı en doğru şekilde yürütmek için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir. Kesin dava kazanma garantisi hukukun doğasına aykırıdır.
Kaynaklar:
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (Madde 698 ve devamı)
- 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu

Bir yanıt yazın