İş Hukukunda Yıllık İzin Hakkının İhlali, Ücret Mahsubu ve Temerrüt Faizi Süreçleri
İş hayatında çalışanların en temel anayasal haklarından biri dinlenme hakkıdır. Bu hakkın yasal bir güvencesi olan yıllık ücretli izin, işçinin bedensel ve ruhsal sağlığını koruması amacıyla kanun koyucu tarafından sıkı kurallara bağlanmıştır. Ancak uygulamada, işverenlerin işçilere yıllık izin kullandırmadığı halde, kağıt üzerinde izin kullanılmış gibi belgeler düzenlediği ve bunları işçilere zorla imzalattığı sıkça görülmektedir. İş ilişkisinin devamı süresince işverene bağımlı olan ve işini kaybetme korkusu yaşayan işçiler, maalesef bu belgeleri imzalamak zorunda kalabilmektedir.

11 yıllık mesleki tecrübemiz ışığında belirtmek isteriz ki, işçinin iradesi dışında alınan bu imzalar hukuki uyuşmazlıkların temelini oluşturmaktadır. İşçi, iş sözleşmesi sona erdiğinde kullandırılmayan yıllık izinlerinin ücretini talep ettiğinde, işverenler bu zorla alınmış belgeleri mahkemeye delil olarak sunmaktadır. Ancak Türk hukuku ve güncel Yargıtay içtihatları, işçinin zayıf konumunu gözeterek gerçeğe aykırı düzenlenen bu belgelere karşı önemli koruma mekanizmaları geliştirmiştir.
Zorla Alınan İmzaların Geçersizliği ve İspat Yükü
İş hukuku kuralları gereği, yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükü tamamen işverene aittir. İşveren bu yükümlülüğünü imzalı izin defteri veya eşdeğer yazılı bir belge ile yerine getirmek zorundadır. Ancak salt belgede işçinin imzasının bulunması, iznin fiilen kullandırıldığı anlamına gelmemektedir. İşçi, bu belgelerin kendisine çalışma süresi içinde cebren (zorla) imzalatıldığını iddia ediyorsa, bu iddiasını her türlü delille ispatlayabilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında da vurgulandığı üzere, işçinin isticvabı (hakim huzurunda kendi aleyhine olabilecek konularda sorgulanması), tanık beyanları ve işyeri kayıtları bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Eğer işçinin izinli göründüğü tarihlerde fiilen çalıştığına dair e-posta kayıtları, üretim logları veya tutarlı tanık anlatımları varsa, işverenin sunduğu imzalı izin formları gerçeği yansıtmadığı için mahkemece dikkate alınmamaktadır. Çelişkili işveren kayıtları, işçinin haklılığını ortaya koyan en önemli somut delillerdendir.
İş Sözleşmesinde Yıllık 270 Saat Fazla Çalışmanın Ücrete Dahil Edilmesi ve İşverenin Geri Talep Hakkı yazımıza okumak için
Yıllık İzin Ücretinin Mahsubunda Yapılan Hatalar
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer hukuka aykırı durum ise, işçiye izin kullandırılmaksızın çalışma esnasında izin ücretlerinin elden veya banka yoluyla parça parça ödenmesidir. Kanunen yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi ancak iş sözleşmesinin feshi ile mümkündür. İş ilişkisi devam ederken yapılan bu ödemeler, iş sözleşmesi bittiğinde hesaplanacak asıl yıllık izin ücreti alacağından mahsup edilmelidir (düşülmelidir).
Burada yapılan en büyük hukuki hata, mahsup işleminin miktar üzerinden değil, gün üzerinden yapılmasıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre; işçiye geçmiş yıllarda ödenen tutarların, güncel ve son ücretten hesaplanan toplam yıllık izin ücretinden “miktar” olarak indirilmesi gerekir.
Yıllık izin ücreti alacağı, işçinin son brüt ücreti üzerinden hesaplanır. İş ilişkisi devam ederken ödenen avans niteliğindeki izin ücretlerinin, işçinin hak kazandığı toplam izin süresinden gün olarak düşülmesi, işçinin enflasyon ve maaş artışları karşısında hak kaybına uğramasına neden olacağından hukuka aykırıdır.
Temerrüt Tarihi ve Faiz İşletim Süreci
İşçilik alacaklarının tahsilinde faizin başlangıç tarihi son derece kritik bir konudur. İşçi, haklarını talep etmek için dava açmadan önce işverene bir ihtarname göndererek alacaklarını talep etmişse ve ödeme için bir süre vermişse, bu sürenin sonunda işveren temerrüde (gecikmeye) düşmüş sayılır.
Eğer dava açılmadan önce usulüne uygun bir temerrüt durumu oluşmuşsa, alacağın tamamı bakımından faiz işletilmesi gereken tarih temerrüt tarihidir. Yargıtay kararlarında açıkça belirtildiği üzere, davadan önce temerrüdün gerçekleştiği hallerde, dava dilekçesinde talep edilen kısım ile ıslah (talebin sonradan artırılması) dilekçesinde talep edilen kısım arasında bir dava tarihi – ıslah tarihi ayrımına gidilemez. Alacağın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yasal bir zorunluluktur.

Kağıt Üzerinde Kullandırılan İzinler
11 yıllık mesleki deneyimimizde sıklıkla karşılaştığımız bu duruma somut bir örnek vermek, sürecin anlaşılabilirliğini artıracaktır. Müvekkilimiz, özel bir şirkette aralıksız 9 yıl boyunca yönetici asistanı olarak çalışmıştır. İşveren, müvekkilimize her yıl düzenli olarak yıllık izin formları imzalattırmış ancak iş yoğunluğu gerekçesiyle bu izinleri fiilen kullandırmamıştır. İş sözleşmesi haksız yere feshedildiğinde, işveren bu imzalı belgeleri öne sürerek herhangi bir izin ücreti borcu olmadığını iddia etmiştir.
İşçinin Kıdem Tazminatı Hakkı Hesaplama yazımızı okumak için
Süreci mahkemeye taşıdığımızda, müvekkilimizin “izinli” göründüğü tarihlerde şirket dışına e-postalar gönderdiğini, şirket içi toplantı tutanaklarında imzasının bulunduğunu ve diğer çalışanların da bu durumu doğrulayan tanıklıklarını delil olarak sunduk. Mahkeme, belgelerde imza olmasına rağmen fiili çalışma olgusunun ispatlanması sebebiyle, belgeleri geçersiz saymış ve müvekkilimizin 9 yıllık tüm izin alacaklarının son tavan ücret üzerinden hesaplanarak, ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir. Ayrıca, davanın istinaf ve temyiz aşamalarında mahkemenin maddi hata yaparak davalı lehine sehven vekalet ücretine hükmettiği durumlarda, derhal karar düzeltme (tashih) talebinde bulunarak olası hak kayıplarının önüne geçilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşveren yıllık izin formunu zorla imzalatırsa ne yapmalıyım?
Bu tür bir durumda belgeyi imzalamak zorunda kalırsanız, ileride açılacak bir davada fiilen çalıştığınızı ispatlamak için o günlere ait e-posta, mesaj kayıtları, görevlendirme yazıları gibi delilleri mutlaka saklamalısınız. İmzalı belge tek başına kesin delil sayılmaz, aksi kanıtlanabilir.
Yıllık izin ücreti hangi maaş üzerinden hesaplanır?
Yıllık ücretli izin alacağı, işçinin işten ayrıldığı tarihteki en son brüt kök ücreti üzerinden hesaplanır. Geçmiş yıllara ait izinler dahi o dönemin maaşıyla değil, güncel son maaşla değerlenir.
İşten ayrılmadan önce ihtarname çekmek faiz alacağını nasıl etkiler?
Dava açmadan önce işverene noter kanalıyla ihtarname göndererek alacaklarınızı talep etmek, işvereni temerrüde düşürür. Bu sayede, dava sürecinde hesaplanacak tüm alacak tutarı için davanın açıldığı tarihten değil, ihtarnamenin tebliğ edildiği daha erken bir tarihten itibaren faiz işlemeye başlar.
Davayı kazanmama rağmen mahkeme karşı tarafa vekalet ücreti ödememe karar verebilir mi?
Normal şartlarda davayı tam kazanan taraf, karşı tarafa avukatlık ücreti ödemez. Ancak mahkemelerin karar metinlerinde nadiren de olsa maddi (sehven yapılan) hatalar olabilmektedir. Bu tür çelişkili durumlarda avukatınız aracılığıyla derhal “tashih (düzeltme)” talebinde bulunularak bu hata giderilebilir.
Yasal Uyarı
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde özel şartlar barındırır. Olası hak kayıplarına uğramamak ve süreçlerinizi doğru yönetmek için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız önemle tavsiye edilir.
Avukat Abdulkadir Akıllar
Gaziantep Barosu Sicil No: 1969
İletişim: 0 532 167 09 13
Kaynaklar:
- 4857 Sayılı İş Kanunu
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi İçtihatları (2025/8491 E. 2026/1420 K.)

Bir yanıt yazın