mağaza çalışanı nasıl olmalı - Global Gaziantep Avukat

Mağaza Çalışanlarının Satıştaki Ürünleri Kendisine Ayırması: Haklı Fesih mi, Geçerli Fesih mi?

Ankara BAM Kararı Işığında: Personelin Satışa Arz Edilen Ürünleri Saklaması ve Güven İlişkisinin Temelden Çökmesi

Hukuk sistemimizde işçi ile işveren arasındaki ilişki sadece “emeğin arzı” ve “ücretin ödenmesi” üzerine kurulu değildir. Bu ilişkinin temel taşı “güven” ve “sadakat” borcudur. Son dönemde yargıya yansıyan ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından verilen bir karar, perakende sektöründe çok sık rastlanan bir uygulamaya hukuk perspektifinden son noktayı koymuştur: “Reyondaki ürünün personel tarafından saklanması veya indirim için ayrılması.”

1. Sadakat Borcu ve Dürüstlük Kuralı Nedir?

İş Kanunu uyarınca işçi, işverenin ticari menfaatlerini korumakla yükümlüdür. İşçinin, işverenin sunduğu imkanları kullanarak kendine haksız bir avantaj sağlaması veya işvereni kâr kaybına uğratması, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder. “Herkes zaten yapıyor” ya da “ben bunu sonra satın alacaktım” savunması, hukuki zeminde her zaman geçerli olmayabilir.

2. Ürün Ayırmak Neden “Haklı Fesih” Sebebidir?

Ankara BAM 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/2416 Esas sayılı güncel kararına göre; mağazada satışa sunulan bir ürünün, müşterinin erişemeyeceği bir yere saklanması veya indirim dönemini beklemesi amacıyla ayrılması şu sonuçları doğurur:

  • İşverenin Kazançtan Yoksun Kalması: Ürün reyon yerine depoda veya dolapta bekletildiğinde, o an tam fiyattan alacak olan müşteriye satılamaz.
  • Güven İlişkisinin Çökmesi: İşveren, malını emanet ettiği personelin, malı saklayarak kendisine gizli bir menfaat sağladığını öğrendiğinde “şüphe” doğar ve bu ilişki sürdürülemez hale gelir.
  • Hizmet İlişkisinin Sağladığı Kolaylıktan Faydalanma: İşçi, o mağazada çalışmıyor olsaydı o ürünü saklama imkanına sahip olmayacaktı. Bu durumun suistimali “doğruluk ve bağlılığa aykırılık” (İş K. 25/II-e) kapsamına girer.

3. “İş Yeri Uygulaması” Savunması Kurtarıcı mıdır?

Genellikle işçiler bu tür durumlarda “diğer arkadaşlarım da yapıyor, bu bir gelenek” savunmasına sığınırlar. Ancak mahkeme net bir şekilde belirtmiştir ki: İşverenin açık rızası veya yazılı bir izni olmadığı sürece, etik dışı ve ticari zarara yol açan bir davranış “iş yeri uygulaması” olarak kabul edilemez. Bu iddiayı ispat yükü işçidedir ve somut, inandırıcı delil sunulamazsa fesih “haklı” kabul edilir.

4. Tazminat Hakları Kaybolur mu?

İş akdinin İş Kanunu 25/II maddesi uyarınca “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” nedeniyle haklı feshi durumunda işçi;

  • Kıdem tazminatı alamaz.
  • İhbar tazminatı alamaz.
  • İşsizlik maaşına başvuramaz.

VAKIA ÖRNEĞİ (Somut Olay)

Olay: Bir giyim mağazasında satış danışmanı olarak çalışan (A), sezonun en çok tercih edilen montunu, üç gün sonra başlayacak olan “%50 Büyük İndirim” döneminde kendisi satın almak amacıyla, personel soyunma odasındaki şahsi dolabına saklamıştır. Mağaza müdürü, rutin denetim sırasında montun reyonda olmadığını fark etmiş, yapılan araştırma sonucu montun (A)’nın dolabında olduğu tutanakla tespit edilmiştir.

İşçinin Savunması: “(A), montu çalmadığını, parasını ödeyip alacağını, sadece başkası almasın diye ayırdığını ve bunun tüm personel arasında yaygın bir durum olduğunu” iddia etmiştir.

Hukuki Sonuç: Mahkeme, (A)’nın bu davranışıyla işverenin o ürünü 3 gün boyunca tam fiyattan satma imkanını elinden aldığını, işverenin ticari menfaatlerine zarar verdiğini ve güven ilişkisini temelinden sarstığını kabul ederek işverenin yaptığı fesihi HAKLI bulmuştur. Neticede (A), kıdem ve ihbar tazminatı alamadan işten çıkarılmıştır.


SIKÇA SORULAN SORULAR (Soru & Cevap)

1. Soru: Ürünü sakladım ama sonra satın aldım, yine de suç mu? Cevap: Evet. Önemli olan satın almanız değil, o süreçte işverenin ürünü başkasına satma fırsatını elinden almanız ve sadakat borcuna aykırı davranmanızdır.

2. Soru: “Herkes yapıyor” diyerek kendimi savunabilir miyim? Cevap: Hayır. Hukuka aykırı eylemlerde “emsal uygulama” savunması, işverenin yazılı onayı yoksa geçerli değildir.

3. Soru: Mahkeme kararı “geçerli fesih” mi diyor “haklı fesih” mi? Cevap: Ankara BAM’ın bu kararında, mahkeme bunun “geçerli” değil, daha ağır olan “haklı” fesih olduğuna hükmetmiştir.

4. Soru: Kıdem tazminatımı alabilir miyim? Cevap: Haklı nedenle fesih gerçekleştiği için kıdem tazminatı hakkınız yanar.

5. Soru: Ürünü sadece 1 saatliğine ayırmıştım, bu da mı fesih sebebi? Cevap: Süre fark etmeksizin “gizlice” yapılan ve işverenin bilgisi dışındaki her türlü saklama eylemi güveni kötüye kullanmaktır.

6. Soru: İş yerinde ürün ayırtmak için yazılı izin varsa ne olur? Cevap: Eğer iş yerinde personelin ürün ayırmasına dair yazılı bir prosedür veya izin varsa, bu durumda fesih haklı sayılamaz.

7. Soru: İşsizlik maaşı alabilir miyim? Cevap: 25/II maddesinden (ahlak ve iyi niyet) çıkarılan işçiler işsizlik maaşı alamazlar.

8. Soru: Dolabımda unutulan bir ürün varsa ne olur? Cevap: “Unutma” iddiası somut delillerle ispatlanmalıdır; ancak kural olarak personelin dolabında satıştaki ürünün bulunması riskli bir durumdur.

9. Soru: Bu durumda savunma yapmam istenir mi? Cevap: Evet, işveren fesih öncesinde mutlaka yazılı savunmanızı almalıdır; ancak haklı fesihlerde prosedür çok hızlı ilerleyebilir.

10. Soru: Kararda geçen “Ticari menfaate aykırılık” tam olarak nedir? Cevap: İşverenin malını en hızlı ve en yüksek kârla satma hakkının, personel tarafından kendi çıkarı için engellenmesidir.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir