işe iade kararı kesinleştikten sonra - Global Gaziantep Avukat

İşe İade Kararı Sonrası İşverenin “Samimiyet” Sınavı: Bir Aylık Süre Davet İçin mi, Başlatma İçin mi?

İş Kanunu 21. Maddeye Göre Bir Aylık Süre: “İşe Davet” mi, “İşe Başlatma” mı?

Hukuk sistemimizde iş güvencesinin en somut tezahürü olan işe iade davaları, mahkeme kararının kesinleşmesiyle aslında yeni bir hukuki sürecin kapısını aralar. Vatandaşlarımız genellikle “Davayı kazandım, her şey bitti,” diye düşünse de asıl kritik süreç; işçinin on iş günü içinde işverene başvurması ve işverenin de bir ay içinde bu talebe cevap vermesi aşamasında yaşanmaktadır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin güncel kararları, bu süreçte işverenin sadece “şekli” bir davet yapmasının yeterli olmadığını, bu davetin “dürüstlük kuralı” çerçevesinde ve “samimi” olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

İşverenin Bir Aylık Süresi Ne Zaman Başlar ve Neyi Kapsar?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca; işe iade başvurusu kendisine ulaşan işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Ancak uygulamada sıkça karşılaştığımız bir yanılgı mevcuttur: İşverenler bu bir aylık süreyi sadece bir “cevap verme” veya “ihtarname gönderme” süresi olarak algılamaktadır.

Oysa Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere; bu bir aylık süre, işçiyi sadece işe çağırmak için değil, fiilen işbaşı yaptırmak içindir. Yani işveren, bir aylık sürenin son gününde bir ihtarname gönderip “gel on gün sonra başla” diyemez. Bu durum, kanunun ruhuna aykırılık teşkil eder.

“Samimiyet” Olgusu ve Dürüstlük Kuralı

Bir işverenin işçiyi işe davet ederken belirlediği tarih, işçinin işe başlaması için gereken makul hazırlık süresini de içermelidir. Ancak bu “makul süre” bahanesiyle, kanuni bir aylık sürenin dışına taşılması hukuken himaye edilmez.

Eğer işveren;

  • Bir aylık sürenin bitimine sadece birkaç gün kala ihtarname gönderiyorsa,
  • İşçinin fiilen işe başlama tarihini, bir aylık sürenin sonrasına sarkan bir güne randevu veriyorsa,
  • Tebligat sürelerini ve postadaki gecikmeleri hesap etmeden “son dakika” hamleleri yapıyorsa,

Bu davet “gayrisamimi” kabul edilir. Samimi olmayan bir davet ise hukuk tekniği açısından hiç yapılmamış sayılır. Bu durumda işçi işe başlamasa dahi, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine hak kazanacaktır.


Vakıa Örneği (Somut Olay Senaryosu)

Olay: Ahmet Bey, bir lojistik firmasında çalışırken haksız yere işten çıkarılmış ve açtığı işe iade davasını kazanmıştır. Karar kesinleştikten sonra Ahmet Bey, 01.06.2023 tarihinde işverene noter aracılığıyla başvurarak işe başlamak istediğini bildirmiştir. Bu bildirim işverene 04.06.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. İşverenin yasal süresi 04.07.2023 tarihinde dolmaktadır.

Gelişme: İşveren, yasal sürenin dolmasına sadece 3 gün kala (01.07.2023 tarihinde) bir ihtarname hazırlamış; ancak Ahmet Bey’e bu ihtarname 08.07.2023 tarihinde (süre dolduktan sonra) ulaşmıştır. İhtarnamede işveren, “Gelin 15.07.2023 tarihinde işe başlayın,” demiştir. Ahmet Bey, sürenin geçtiğini ve davetin samimi olmadığını düşünerek işe başlamamış ve tazminat davası açmıştır.

Hukuki Sonuç: Yargıtay’ın bakış açısına göre; işveren bir aylık süreyi işçiyi işe başlatmak için kullanmamış, aksine süreci sürüncemede bırakmıştır. Sürenin bitiminden sonraki bir tarihe randevu verilmesi ve tebligatın geç ulaşma ihtimalinin gözetilmemesi “dürüstlük kuralı” ile bağdaşmaz. Ahmet Bey, işe başlamasa dahi tüm tazminatlarını tam olarak alır.


Sıkça Sorulan Sorular (Soru-Cevap)

  1. Soru: İşverenin beni işe başlatması için tanınan bir aylık süre ne zaman başlar?
    • Cevap: İşçinin işe başlama isteğini içeren ihtarnamesinin işverene tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
  2. Soru: İşveren bir ayın dolmasına 1 gün kala “gel başla” derse ne olur?
    • Cevap: Bu davet “gayrisamimi” kabul edilebilir; zira işçinin iş başı yapması için makul bir süre bırakılmamıştır.
  3. Soru: İşe iade davasını kazandım, hemen işe başlamalı mıyım?
    • Cevap: Hayır, önce kararın kesinleşmesi gerekir. Kesinleşen karardan sonra 10 iş günü içinde başvuru yapmalısınız.
  4. Soru: İşveren beni eski işime değil de başka bir pozisyona çağırıyor, gitmeli miyim?
    • Cevap: İşveren sizi “eski işinize” veya “eşdeğer bir işe” başlatmak zorundadır. Şartları ağırlaştırılmış bir işe davet samimi değildir.
  5. Soru: İşveren davet gönderdi ama postada gecikti, suç benim mi?
    • Cevap: Hayır, tebligatın postada gecikmesinden işçi sorumlu tutulamaz. İşveren bu riski öngörerek erkenden davet yapmalıdır.
  6. Soru: “Samimi olmayan davet” ne demektir?
    • Cevap: İşverenin aslında işçiyi geri almak istemediği halde, sadece tazminat ödememek için kağıt üzerinde yaptığı davettir.
  7. Soru: İşverenin süresi dolduktan sonra gelen davete icabet etmek zorunda mıyım?
    • Cevap: Hayır, süre dolduktan sonra yapılan davet geçersizdir; işe başlatmama tazminatı hakkınız doğmuştur.
  8. Soru: İşe başlatmama tazminatı ne kadardır?
    • Cevap: Mahkemece belirlenen, işçinin kıdemine göre değişen 4 ile 8 aylık ücret tutarı arasındadır.
  9. Soru: Boşta geçen süre ücreti kaç aydır?
    • Cevap: Dava süresince işçinin çalışamadığı en çok 4 aya kadar olan ücret ve diğer haklarıdır.
  10. Soru: İşveren beni arayıp “pazartesi gel başla” dedi, bu geçerli bir davet midir?
    • Cevap: İspat açısından davetin yazılı (noter kanalıyla) yapılması esastır. Sözlü davetler ileride hukuki sorun yaratabilir.

Bu makale, hak kaybına uğramamanız için genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut uyuşmazlığınızda bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir