Boşanma Davalarında Kadın Daima Haklıdır Algısı ve Hukuki Gerçekler - Global Gaziantep Avukat

Boşanma Davalarında “Kadın Daima Haklıdır” Algısı ve Hukuki Gerçekler

Boşanma Davalarında Kusur Tespiti ve Haklılık Kriterleri: Kadın ve Erkek Eşitliği

Türk Hukuk Sistemi içerisinde, özellikle Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde düzenlenen boşanma davalarına dair toplumda yerleşik, ancak hukuki dayanaktan yoksun bazı “ezberler” mevcuttur. Bunların başında kuşkusuz “Mahkemede kadın ne derse o olur” veya “Kadın her zaman haklı görülür” düşüncesi gelmektedir. Ancak hukuk, duygularla veya toplumsal cinsiyet rolleriyle değil; “delil”, “ispat” ve “kusur” prensipleriyle işler.

Boşanma davalarında hakim, tarafların cinsiyetine bakmaksızın, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda hangi tarafın “tam kusurlu”, “ağır kusurlu” veya “az kusurlu” olduğunu tespit eder. Yasalarımız önünde kadın ve erkek eşittir; haklılık payı ise tamamen tarafların sunduğu somut delillere bağlıdır.


Kusur İlkesi: Kim Daha Çok Hatalı?

Boşanma davalarının temel taşı “kusur”dur. Hakim, tarafların iddialarını incelerken şu soruyu sorar: “Evliliği bitiren olaylarda kimin payı daha büyük?” Eğer kadın eş; sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmışsa (aldatma), fiziksel veya psikolojik şiddet uygulamışsa ya da ortak konutu haklı bir sebep olmaksızın terk etmişse, mahkeme kadını “kusurlu” bulacaktır.

“Pozitif ayrımcılık” kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılmaktadır. Hukukumuzda kadına yönelik pozitif ayrımcılık, yargılama sürecinde haksız bir avantaj sağlamak değil; ekonomik olarak daha güçsüz olan tarafın (bu genellikle kadın olsa da her zaman değildir) dava süresince mağdur olmasını engellemek adına “tedbir” mahiyetindeki kararlarda kendini gösterir.


Nafaka ve Tazminat Kadın İçin Bir “Hak” mı Yoksa “Sonuç” mu?

Toplumdaki bu algının bir sebebi de nafaka ve tazminat kararlarıdır. Ancak burada bilinmesi gereken şudur:

  • Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, “kusuru daha ağır olmamak” kaydıyla diğer taraftan nafaka isteyebilir. Eğer kadın ağır kusurluysa, nafaka alması hukuken mümkün değildir.
  • Maddi ve Manevi Tazminat: Tazminat alabilmek için “mevcut veya beklenen menfaatlerin boşanma yüzünden zedelenmesi” ve tazminat isteyen tarafın “kusursuz veya daha az kusurlu” olması şarttır.

Dolayısıyla, davasında haksız olduğu ispatlanan bir kadının tazminat veya yoksulluk nafakası alması kanunen imkansızdır.


Vakıa Örneği (Olay Senaryosu)

Taraflar: Ahmet Bey (Davacı) – Ayşe Hanım (Davalı)

Olay: Ahmet Bey, eşi Ayşe Hanım’ın uzun süredir kendisine ve ailesine ağır hakaretler ettiğini, evlilik yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve son olarak başka bir şahısla güven sarsıcı mesajlaşmalarını yakaladığını belirterek boşanma davası açmıştır. Ayşe Hanım ise cevap dilekçesinde “kadın olduğu için mahkemenin kendisini koruyacağını” düşünerek iddiaları inkar etmiş, ancak somut bir karşı delil sunamamıştır.

Yargılama Süreci: Ahmet Bey, tanık beyanları ve sunduğu ekran görüntüleri (hukuka uygun elde edilmiş deliller) ile Ayşe Hanım’ın hakaretlerini ve güven sarsıcı davranışlarını ispat etmiştir. Ayşe Hanım’ın ise Ahmet Bey’e atfedecek herhangi bir kusur ispatı olmamıştır.

Sonuç: Mahkeme, Ayşe Hanım’ı evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında “tam kusurlu” bulmuştur. Ayşe Hanım’ın nafaka ve tazminat talepleri reddedilmiş; aksine, ağır kusurlu olduğu için Ahmet Bey lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu vakıa, “kadının her zaman haklı olduğu” yönündeki toplumsal yargının mahkeme salonlarında geçerli olmadığının tipik bir örneğidir.


Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

  1. Boşanma davasında hakim sadece kadının beyanını mı esas alır? Hayır. “Beyan” tek başına delil değildir. Hakim, tarafların sunduğu tanık, mesaj kaydı, banka dökümü gibi somut delilleri serbestçe değerlendirir.
  2. Aldatan kadın nafaka alabilir mi? Zina veya güven sarsıcı davranış nedeniyle “ağır kusurlu” bulunan kadın, yoksulluk nafakası alamaz.
  3. Çocuğun velayeti her zaman anneye mi verilir? Velayette tek kriter “çocuğun üstün yararı”dır. Eğer annenin yaşam tarzı veya davranışları çocuğun gelişimine zarar veriyorsa, velayet babaya verilir.
  4. Erkek eş de manevi tazminat talep edebilir mi? Evet. Kişilik hakları saldırıya uğrayan ve boşanmada daha az kusurlu olan koca, eşinden manevi tazminat alabilir.
  5. Kadın evi terk ederse haklı sayılır mı? Hayır. “Haklı bir sebep” (şiddet vb.) olmaksızın evi terk eden kadın, boşanma davasında kusurlu sayılır.
  6. “Kadının beyanı esastır” ilkesi boşanma davalarında geçerli midir? Bu ilke daha çok cinsel saldırı veya şiddet gibi olayların “ilk delil başlangıcı” aşamasında, koruma tedbirleri için uygulanır. Boşanma davasının esasına ilişkin hüküm kurulurken her iki taraf da ispatla yükümlüdür.
  7. Çalışan kadın nafaka alabilir mi? Geliri olan ve boşanma ile yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılan kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmeyebilir.
  8. Düğün takıları (ziynet eşyaları) her durumda kadının mıdır? Yargıtay’ın güncel kararlarına göre; aksine bir anlaşma veya örf adet yoksa, kadına takılanlar kadının, erkeğe takılanlar (kadına özgü olmayanlar) erkeğindir. Ancak bu durum kadının “haklı” olduğu anlamına gelmez, sadece mülkiyet hakkıdır.
  9. Erkek, karısının kusurlu olduğunu nasıl ispatlar? Tanıklar, sosyal medya paylaşımları, otel kayıtları, darp raporları veya hakaret içerikli mesajlar gibi hukuki delillerle ispatlayabilir.
  10. Ev hanımı olan kadın boşanmada otomatik olarak haklı mı sayılır? Hayır. Ev hanımı olması kadına evlilik yükümlülüklerini (sadakat, saygı vb.) ihlal etme hakkı vermez. Kusur incelemesi her birey için ayrı yapılır.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir