Sağlığında Malların Çocuklar Arasında Paylaştırılması ve Hukuki Boyutları
Bir kişinin henüz hayattayken mal varlığını çocukları veya mirasçıları arasında paylaştırmak istemesi, uygulamada sıklıkla karşılaştığımız hukuki durumlardan biridir. Ancak Türk Medeni Kanunu bakımından miras hakkı, ancak miras bırakanın (muris) ölümüyle doğar. Kişi sağlığında mal varlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etme hakkına sahip olsa da, ölümden sonra mirasçıların hak kaybına uğramaması adına hukuk sistemimiz belirli sınırlar koymuştur. 10 yıllık tecrübemiz boyunca edindiğimiz gözlemler, hayattayken yapılan plansız devirlerin ileride telafisi güç hukuki uyuşmazlıklara yol açtığını göstermektedir.
Sağlığında mal devri yapılırken dikkate alınması gereken en temel unsur saklı pay (kanunun belirli mirasçılara tanıdığı ve miras bırakanın ihlal edemeyeceği dokunulmaz miras payı) hakkıdır. Miras bırakan sağlığında mallarını devrederken diğer evlatlarının saklı payını ihlal ederse, ölüm sonrasında bu devirler dava konusu yapılabilir.
Sağken mal paylaşımı yapabilmek için hukuken tercih edilebilecek başlıca yollar şunlardır:
- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Miras bırakanın, kendisine bakılması karşılığında bir malını belirli bir kişiye devretmesidir.
- Sağlararası Bağışlama: Mal varlığının belirli kısımlarının sağlığında çocuklara bağış yoluyla devredilmesidir. Ancak bu devirlerde tenkis davası (saklı payı ihlal edilen mirasçıların haklarını geri almak için açtığı dava) riski göz önünde bulundurulmalıdır.
- Miras Paylaşma Sözleşmesi: Tüm mirasçıların katılımı ve onayı ile noter huzurunda yapılan ve ölümden sonraki paylaşımı esas alan hukuki düzenlemedir.
- Vasiyetname Düzenlenmesi: Malların mülkiyeti sağlığında mal sahibinde kalır, ancak ölümünden sonrası için çocukları arasındaki paylaşım esasları resmi vasiyetname ile belirlenir.
364 Gün Çalışan İşçi Kıdem Tazminatı ve Yıllık İzne Hak Kazanır mı? yazımızı okumak için
Çocuklar arasında mal paylaşımı yapılırken en büyük hukuki risk muris muvazaası (miras bırakanın diğer mirasçıları mirastan mahrum bırakmak amacıyla yaptığı muvazaalı/hileli satış işlemi) durumudur. Bir anne ya da baba, diğer çocuklarından mal kaçırmak amacıyla bir çocuğuna tapuda “satış” göstererek devir yaparsa, ölüm sonrasında geride kalan mirasçılar muris muvazaası nedeni ile tapu iptal ve tescil davası açabilirler. Bu davalarda zaman aşımı süresi bulunmamakta olup, miras bırakanın vefatından sonra istenildiği zaman açılabilir.
Türk Medeni Kanunu uyarınca, miras bırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, diğer mirasçıların saklı paylarını zedeliyorsa veya gerçek bir satış amacı taşımayıp miras kaçırma gayesi güdüyorsa, vefattan sonra hukuki denetime tabi tutulur.

Sağlığında mallarını paylaştırmak isteyen bir kimsenin, kendisini de güvenceye alması önem taşır. Malların tüm mülkiyeti çocuklara devredildiğinde, yaşlılık döneminde mağduriyetler yaşanabilmektedir. Bu durumu önlemek adına, tapu devri yapılırken miras bırakan üzerine intifa hakkı (ölünceye kadar malı kullanma ve yararlanma hakkı) şerhi konulması hukuki açıdan en güvenli yöntemlerden biridir. Bu sayede mülkiyet çocuklara geçse dahi, anne veya baba vefat edene kadar o taşınmazda oturma veya kira gelirini alma hakkını korur.
10 yıllık mesleki deneyimimizde karşılaştığımız somut bir olayda; müvekkilimiz A.B., hayattayken sahip olduğu 3 adet gayrimenkulü, kendisine baktığı gerekçesiyle diğer iki çocuğundan habersiz şekilde ortanca oğluna tapuda “satış” olarak devretmiştir. Müvekkilin vefatının ardından diğer iki kardeş, kendilerine hiç mal kalmadığını öğrenerek tarafımıza başvurmuştur.
Yaptığımız hukuki incelemelerde, ortanca oğulun devir tarihinde herhangi bir alım gücünün bulunmadığı ve banka hesaplarında bir para hareketinin olmadığı tespit edilmiştir. Gaziantep Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığımız muris muvazaası nedeniyle tapu iptal davası sonucunda, yapılan satış işleminin gerçek bir satış olmadığı, amacın diğer evlatlardan mal kaçırmak olduğu ispatlanmıştır. Mahkeme tapu kaydının iptaline ve taşınmazların tüm mirasçılar adına mirastaki payları oranında tesciline karar vermiştir. Bu vaka, sağlığında yapılan hileli devirlerin kanun karşısında geçersiz kalacağını açıkça göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Baba sağlığında tüm mallarını tek bir çocuğuna devredebilir mi?
Hukuken tasarruf ehliyeti bağlamında devredebilir ancak bu işlem diğer çocukların saklı payını ihlal ederse veya satış gibi gösterilip gerçekte bağış niteliğinde ise (muris muvazaası), ölümünden sonra diğer çocuklar dava açarak tapuyu iptal ettirebilir veya saklı paylarını talep edebilirler.
2. Sağken yapılan mal paylaşımında zaman aşımı var mıdır?
Sağlığında yapılan muvazaalı (hileli) tapu devirlerine karşı açılacak muris muvazaası davalarında zaman aşımı süresi yoktur. Dava, miras bırakan vefat ettikten sonra her zaman açılabilir. Saklı pay nedeniyle açılacak tenkis davalarında ise öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her halde mirasın açılmasından itibaren 10 yıl hak düşürücü süre bulunmaktadır.
3. Evlatlıktan reddedilen çocuk sağlığında mal paylaşımından pay alabilir mi?
Mirasçılıktan çıkarma (evlatlıktan ret) ancak Türk Medeni Kanunu’nda sayılan çok ağır koşulların (aile üyelerine karşı ağır suç işlenmesi gibi) varlığı halinde ve vasiyetname ile yapılabilir. Geçerli bir mirasçılıktan çıkarma yoksa, çocuk sağlığında yapılan usulsüz devirlerde hakkını hukuki yoldan arayabilir.
4. Tüm çocukların onayladığı bir paylaşım geçerli olur mu?
Evet, miras bırakan ve tüm mirasçıların katılımıyla noter huzurunda resmi bir miras taksim sözleşmesi veya mirasın intikaline ilişkin hukuki bir anlaşma yapılması halinde, sonradan uyuşmazlık çıkma riski en aza indirilmiş olur.
İletişim Bilgileri:
Avukat Aziz Cihan Kaçıran
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (Miras Hukuku Hükümleri)
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 1. Hukuk Dairesi Emsal Kararları

Bir yanıt yazın