Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararı Işığında Değerlendirme
Arabuluculuk kurumu, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında tarafların uyuşmazlıklarını mahkeme dışı yollarla çözmelerine olanak tanıyan önemli bir mekanizmadır. Ancak her arabuluculuk anlaşmasının doğrudan icra edilebilir nitelikte olduğu ve tarafları her durumda zorlayabileceği düşüncesi hatalıdır.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6239 E., 2025/7199 K. sayılı kararı, arabuluculuk anlaşma belgelerinin sınırlarını açık şekilde ortaya koymuştur. Bu karar özellikle Gaziantep Avukat çevrelerinde de uygulamada sıkça karşılaşılan bir soruya netlik kazandırmaktadır: “Arabuluculuk anlaşması ile taraflar kira sözleşmesi yapmaya zorlanabilir mi?”
Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İlam Niteliği
Bilindiği üzere, ilamlı icra takibi yapılabilmesi için alacaklının elinde bir mahkeme kararı ya da kanunen ilam niteliğinde sayılan bir belge bulunmalıdır. Bu kapsamda, arabuluculuk anlaşma belgeleri belirli şartlar altında ilam niteliği kazanabilmektedir.
Ancak burada kritik husus, anlaşma belgesinin mutlaka icra edilebilirlik şerhi taşıması gerektiğidir. Bu şerh bulunmadan yapılan takipler hukuken geçersiz olacaktır.
Bununla birlikte, icra edilebilirlik şerhi bulunan her belgenin sınırsız şekilde ilamlı takibe konu edilebileceği de kabul edilmemektedir. Gaziantep Avukat uygulamalarında da görüldüğü üzere, belgenin içeriği ve yüklediği edimin niteliği belirleyici olmaktadır.
İlamlı Takibe Konu Edilemeyecek Haller
Yargıtay kararında açıkça vurgulandığı üzere, her ilam niteliğindeki belge doğrudan icra takibine konu edilemez. Aynı durum mahkeme ilamları için de geçerlidir.
Örneğin:
- Eda hükmü içermeyen kararlar
- Belirli bir edimi zorunlu kılmayan hükümler
- Hukuki irade açıklamasına dayanan yükümlülükler
bu kapsamda icra takibine elverişli değildir.
Bu noktada özellikle Gaziantep Avukat pratiğinde sık yapılan hatalardan biri, arabuluculuk anlaşmasının içeriği incelenmeden doğrudan icra takibi başlatılmasıdır.
Somut Olayın Değerlendirilmesi
İlgili Yargıtay kararına konu olayda, taraflar arasında yapılan arabuluculuk anlaşmasında şu hususlar yer almaktadır:
- Belirli tarihler itibariyle kira bedelinin artırılması
- Gelecek dönemler için kira artış oranlarının belirlenmesi
- Tarafların yeni bir kira sözleşmesi yapmayı kabul etmeleri
Bu anlaşmaya dayanılarak alacaklı tarafından ilamlı icra takibi başlatılmış ve borçluya ödeme emri gönderilmiştir.
Ancak borçlu, bu takibe itiraz ederek kira sözleşmesi yapmaya zorlanamayacağını ileri sürmüştür.
Kira Sözleşmesi Yapma Borcunun Niteliği
Yargıtay’ın en kritik tespiti burada ortaya çıkmaktadır:
“Kira sözleşmesi yapma borcu”, kişinin kendi iradesiyle gerçekleştirmesi gereken bir hukuki işlemdir.
Bu tür bir borç:
- Fiziksel bir edim değildir
- Üçüncü kişiler aracılığıyla yerine getirilemez
- Zorla yaptırılamaz
İcra ve İflas Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında değerlendirildiğinde, bu tür yükümlülükler “şahsa bağlı edim” niteliğindedir.
Dolayısıyla icra müdürlüğü aracılığıyla bir kişinin sözleşme imzalamaya zorlanması hukuken mümkün değildir.
Tazyik Hapsi ve Sınırları
İcra hukukunda bazı durumlarda borçlunun edimi yerine getirmesi için tazyik hapsi gibi yaptırımlar uygulanabilmektedir. Ancak bu yaptırımın sınırları bulunmaktadır.
Yargıtay kararına göre:
- Tazyik hapsi yalnızca fiziksel edimler için uygulanabilir
- Hukuki irade açıklamasını zorlamak için kullanılamaz
Bu nedenle, bir kişinin kira sözleşmesi imzalamaya zorlanması amacıyla tazyik hapsi uygulanması mümkün değildir.
Mahkeme Kararı ile İfa (Aynen İfa Davası)
Eğer taraflardan biri, diğer tarafın sözleşme yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini iddia ediyorsa, başvurulması gereken yol icra takibi değil, dava yoludur.
Bu durumda yapılması gereken:
- Mahkemede aynen ifa davası açmak
- Mahkeme kararı ile sözleşmenin kurulmasını sağlamak
Mahkemenin vereceği karar, “inşaî hüküm” niteliğinde olup yeni bir hukuki durum yaratır.
Bu yetki yalnızca mahkemelere aittir. İcra dairelerinin böyle bir yetkisi bulunmamaktadır.
Arabuluculuk Kanunu Açısından Değerlendirme
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında da bu durum açıkça desteklenmektedir.
Kanunun 15/4 maddesine göre:
“Sadece hakim tarafından yapılabilecek işlemler arabulucu tarafından gerçekleştirilemez.”
Bu düzenleme doğrultusunda:
- Sözleşme kurma iradesi yaratmak
- Taraf iradesini ikame etmek
gibi işlemler arabuluculuk kapsamında değerlendirilemez.
Yargıtay’ın Sonucu ve Kararın Önemi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, somut olayda:
- İlk derece mahkemesi kararını
- Bölge Adliye Mahkemesi kararını
hukuka aykırı bulmuş ve bozmuştur.
Karara göre:
“Arabuluculuk anlaşma belgesine dayanılarak borçlu kira sözleşmesi yapmaya zorlanamaz.”
Bu karar, özellikle Gaziantep Avukat uygulamalarında sıkça karşılaşılan icra takiplerine yön verecek niteliktedir.
Sonuç ve Değerlendirme
Sonuç olarak;
- Arabuluculuk anlaşma belgeleri her durumda icra edilebilir değildir
- İcra edilebilirlik şerhi bulunsa dahi, edimin niteliği önemlidir
- Şahsa bağlı edimler icra yoluyla zorlanamaz
- Sözleşme yapma borcu ancak mahkeme kararıyla yerine getirilebilir
Bu nedenle, Gaziantep Avukat olarak uygulamada icra takibi başlatmadan önce anlaşma metninin niteliği dikkatle incelenmelidir.
Yanlış başlatılan icra takipleri hem zaman kaybına hem de müvekkil açısından hak kayıplarına yol açabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Arabuluculuk anlaşması ile icra takibi yapılabilir mi?
Evet, ancak yalnızca icra edilebilirlik şerhi varsa ve edim icraya elverişliyse mümkündür.
2. Her arabuluculuk anlaşması ilam niteliğinde midir?
Hayır, yalnızca icra edilebilirlik şerhi bulunanlar bu niteliği kazanır.
3. Kira sözleşmesi yapmaya zorlanabilir miyim?
Hayır, bu tür bir zorlamanın icra yoluyla yapılması mümkün değildir.
4. Tazyik hapsi ile sözleşme imzalatılabilir mi?
Hayır, tazyik hapsi hukuki irade açıklaması için kullanılamaz.
5. Böyle bir durumda ne yapılmalıdır?
Aynen ifa davası açılmalıdır.
6. İcra müdürlüğü sözleşme kurabilir mi?
Hayır, bu yetki yalnızca mahkemelere aittir.
7. Arabulucu sözleşme kurabilir mi?
Hayır, sadece tarafların anlaşmasını sağlar.
8. İlamlı icra için hangi belgeler gerekir?
Mahkeme ilamı veya ilam niteliğinde belge gereklidir.
9. Gaziantep Avukat olarak bu durumda ne önerirsiniz?
Öncelikle belgenin içeriği analiz edilmeli ve doğru hukuki yol seçilmelidir.
10. Yanlış icra takibi neye yol açar?
Zaman kaybı, masraf ve hak kaybına neden olabilir.
Bir yanıt yazın