Türk Ceza Kanunu’nun 226. Maddesi Kapsamında Müstehcenlik Suçunun Fıkra Fıkra Hukuki İncelemesi
Müstehcenlik suçu, Türk Ceza Kanunu’nda toplumun genel ahlakını ve özellikle çocukların korunmasını amaçlayan, çok katmanlı bir suç tipidir. Avukat diliyle ifade edersek; bu madde “seçimlik hareketli” bir suç düzenlemesi olup, kanunda sayılan fiillerden herhangi birinin işlenmesi suçun oluşması için yeterlidir. Vatandaşın anlayacağı sade dille; kanun koyucu burada sadece içeriği değil, o içeriğin kime sunulduğunu, nerede sergilendiğini ve içinde kimlerin (çocuklar, hayvanlar vb.) yer aldığını ayrı ayrı cezalandırmıştır. Özellikle 3. ve 4. fıkralar, içeriğin niteliği nedeniyle “bulundurmayı” dahi suç sayarak özel bir hassasiyet göstermiştir.
Aşağıda TCK 226. maddesinin fıkralara göre detaylı açılımı yer almaktadır:
- 226/1 (Basit Müstehcenlik): Çocuklara müstehcen içerik vermek, okutmak veya çocukların görebileceği yerlerde bu ürünleri sergilemek, reklamını yapmak suçtur. Cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.
- 226/2 (Basın ve Yayın Yolu): Bu içeriklerin gazete, dergi, televizyon veya internet gibi kitle iletişim araçlarıyla yayınlanmasıdır. Burada ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis olarak daha ağır belirlenmiştir.
- 226/3 (Çocuk Müstehcenliği – En Ağır Hal): Müstehcenlikte çocukların kullanılmasıdır. Üretimde çocukları kullananlara 5-10 yıl, bu ürünleri depolayan, bulunduran veya nakledenlere ise 2-5 yıl hapis verilir.
- 226/4 (Sıradışı Müstehcenlik): Şiddet, hayvanlar, ölü bedenler veya doğal olmayan (sapkın) cinsel davranışları içeren ürünleri kapsar. Bunları bulundurmak dahi 1 yıldan 4 yıla kadar hapis gerektirir.
- 226/5 (Nitelikli Yayıncılık): Çocuk ve şiddet içerikli ürünlerin basın yoluyla yayılması durumunda ceza 6 yıldan 10 yıla kadar çıkar.
- 226/7 (İstisnalar): Bilimsel eserler ile (çocuk müstehcenliği hariç olmak kaydıyla) sanatsal ve edebi eserler, çocuklara ulaşması engellenmişse bu madde kapsamı dışında tutulmuştur.
Vaka (Örnek Olay)
Olay: Bir sahaf dükkanı işleten (G), dükkanının vitrininde herkesin görebileceği şekilde müstehcen kapaklı dergiler sergilemektedir. Ayrıca dükkanın arka bölümünde, polisin yaptığı aramada bir bilgisayarda şiddet içeren ve hayvanların kullanıldığı cinsel içerikli videolar tespit edilmiştir. (G), “Dergiler vitrinde durabilir, dükkan benim; bilgisayardaki videoları ise sadece ben izliyorum, kimseye satmadım” diyerek kendini savunmuştur.
Hukuki Sonuç: (G) iki farklı fıkradan sorumlu tutulacaktır. Vitrinde dergi sergilemesi, çocukların görebileceği yerde alenen sergileme teşkil ettiği için TCK 226/1-b uyarınca cezalandırılır. Bilgisayarında bulunan şiddet ve hayvan içerikli videolar ise TCK 226/4 kapsamına girer. Bu fıkrada “bulundurma” eylemi tek başına suç sayıldığı için, (G) bu videoları kimseye satmamış olsa bile hapis cezası alacaktır.
SSS (Sıkça Sorulan Sorular)
1. “Bulundurma” suçu her müstehcen içerik için geçerli midir? Hayır. Sıradan müstehcen içerikleri (yetişkinlerin yer aldığı yasal içerikler) kişisel bilgisayarınızda bulundurmak suç değildir. Ancak TCK 226/3 (Çocuk) ve TCK 226/4 (Şiddet, Hayvan, Ölü Beden) kapsamındaki içerikleri bulundurmak suçtur.
2. “Temsili çocuk görüntüsü” veya “çocuk gibi görünenler” ne demektir? Kanun, sadece gerçek çocukların değil, dijital ortamda üretilmiş (anime, CGI vb.) çocuk görüntülerinin veya yetişkin olduğu halde çocuk gibi gösterilen kişilerin kullanıldığı içerikleri de aynı ağırlıkta suç sayar.
3. Bir sanat tablosu veya tıp kitabı müstehcenlikten ceza alır mı? Maddenin 7. fıkrası uyarınca, bilimsel eserler ile sanatsal/edebi değeri olan eserler (çocuk müstehcenliği içermemek ve çocuklara ulaşmasını engellemek şartıyla) bu suçun kapsamı dışındadır.
4. Müstehcenlik suçunda tüzel kişilere (şirketlere) ne olur? TCK 226/6 uyarınca, bu suçun bir şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, o şirkete özgü güvenlik tedbirlerine (lisans iptali, faaliyet durdurma vb.) hükmedilir.

Bir yanıt yazın